
Graves hastalığı, tiroid bezinin aşırı çalışmasına (hipertiroidi) neden olan otoimmün (bağışıklık sisteminin kendi kendine saldırdığı) bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması sonucunda sadece tiroid bezi değil, göz çevresindeki kas ve yağ dokular da etkilenebilir. Bu durum “Tiroid Göz Hastalığı” veya “Graves Göz Hastalığı” olarak bilinir.
Tedavi edilmediğinde kalıcı göz hasarına ve görme kaybına yol açabilir. En sık görülen belirtiler:
Bağışıklık sistemi, tiroid bezine saldırırken benzer yapıya sahip olan göz çevresi dokularını da hedef alır. Bu saldırı göz arkasındaki kaslarda ve yağ dokusunda iltihaplanma ve hacim artışı oluşturur. Sonuçta gözler öne doğru itilir, kapaklar açılır ve göz yüzeyi zarar görebilir.
Graves hastalığı her yaşta ve cinsiyette görülebilir; ancak genellikle 30–60 yaş arası kadınlarda daha sık rastlanır. Hastalığı artıran faktörler:
Tiroid göz hastalığının temel nedeni bağışıklık sistemindeki bir hatadır. Normalde bağışıklık sistemi, vücudun kendi dokularına zarar vermez; ancak Graves hastalığında TSH reseptör antikorları adı verilen antikorlar tiroid bezine ve göz çevresindeki dokulara bağlanır.
Bu durum tiroid bezinde aşırı hormon üretimi ve bezin büyümesine yol açarken, göz çevresindeki kas ve yağ dokusunda da şişme ve iltihaplanmaya neden olur. Sonuç olarak, gözlerde çıkıklık, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı gibi bulgular ortaya çıkar. Hastalığın şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterir ve bağışıklık yanıtının yoğunluğu ile doğrudan ilişkilidir.
Graves hastalığı olanların çoğunda hipertiroidi vardır; ancak bazı hastalarda tiroid hormon düzeyleri normal ya da düşük olabilir. Bazen göz bulguları tiroid hastalığından aylar önce ortaya çıkarak ilk uyarı işareti olabilir. Bazı hastalarda hipotiroidi döneminden hipertiroidiye geçiş sırasında göz bulguları belirginleşir. Nadir de olsa, tiroid nodülü veya kanseri tanısı sırasında göz bulguları ortaya çıkabilir.
Tiroid göz hastalığının belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir ve hafif ya da şiddetli seyredebilir.
Aşağıdaki belirtilerden birkaçını yaşıyorsanız, bir oküloplastik cerraha başvurmanız gerekir:
Graves hastalığı her hastada farklı bir seyir izleyebilir. Bazı hastalarda hastalık kendiliğinden düzelirken, bazılarında ağır ilerleyerek görme kaybına kadar ulaşabilir. Genellikle iki evreden oluşur: aktif (iltihaplı) dönem ve inaktif (fibrotik) dönem.
Aktif dönemde gözlerde kızarıklık, şişlik ve rahatsızlık hissi belirgindir. İnaktif dönemde ise iltihap azalsa da göz çıkıklığı ve kapak bozuklukları kalıcı hale gelebilir. Hastalık çoğunlukla 1–2 yıl içinde duraklar, ancak bu süre kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Tiroid hormon düzeyleri ile göz bulgularının şiddeti her zaman birbiriyle paralel seyretmeyebilir.
Tanıda endokrinoloji ve oküloplastik cerrahi uzmanlarının birlikte çalışması gerekir. Tanı için yapılan değerlendirmeler:
Graves hastalığında tedavi hastalığın evresine göre planlanır. Amaç; aktif dönemde iltihabı kontrol altına almak, inaktif dönemde ise kalıcı deformiteleri düzeltmektir.
İltihap yatıştıktan sonra kalıcı deformiteler varsa cerrahi tedavi uygulanır:
Cerrahi sıralama genellikle: Dekompresyon → Şaşılık → Kapak cerrahisidir. Bazı hastalarda iki cerrahi bir arada yapılabilir.
Orbita dekompresyon cerrahisi, tiroid göz hastalığına bağlı göz çıkıklığının (proptozis) giderilmesi için yapılan bir ameliyattır. İltihap sonucu kalınlaşan kas ve yağ dokuları göz küresini öne iter. Bu durum hem estetik olarak rahatsız edici bir görünüm yaratır hem de göz sinirine baskı yaparak görme kaybına neden olabilir.
Amaç, göz arkasındaki basıncı azaltmak ve gözün doğal konumuna dönmesini sağlamaktır. Bunun için göz çukurunun (orbita) bir veya birkaç kemik duvarı kontrollü biçimde genişletilir. Böylece göz arkasındaki dokulara daha fazla yer açılır.
Orbita Dekompresyon Hangi Durumlarda Yapılır?
Orbita Dekompresyon Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Orbita dekompresyon ameliyatı genel anestezi altında yapılan bir cerrahi işlemdir. Ameliyat genellikle göz kapağı içinden (transkonjunktival) veya gizli cilt kesileriyle gerçekleştirilir. Hastalığın şiddetine bağlı olarak bir, iki veya üç duvarlı dekompresyon uygulanabilir. Medial (iç duvar) dekompresyonda gözün iç kısmındaki kemik inceltilerek basınç azaltılır. İnferior (alt duvar) dekompresyonda göz aşağı ve içe doğru rahatlatılırken, lateral (dış duvar) dekompresyon en belirgin estetik iyileşmeyi sağlar. Ayrıca bazı durumlarda yağ dekompresyonu tek başına veya kemik dekompresyonuna ek olarak uygulanabilir. Hafif olgularda yalnızca yağ dokusu dekompresyonu yeterli olabilir.
Ameliyat sonrası dönemde hastalar genellikle aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir. İyileşme süreci genellikle 1–2 hafta içinde tamamlanmakla birlikte, dokuların tamamen oturması 3–6 ay sürebilir. Bu dönemde geçici morarma, şişlik veya çift görme gibi şikayetler görülebilir. Ayrıca, ilk iki hafta boyunca sümkürmekten ve ağır efor gerektiren aktivitelerden kaçınılması önerilir.
Orbita dekompresyon cerrahisi, tiroid göz hastalığına bağlı gelişen göz çıkıklığının belirgin şekilde azalmasını sağlar. Bu ameliyatla birlikte görme siniri üzerindeki baskı ortadan kalkar, kapak pozisyonları düzelir ve buna bağlı olarak göz kuruluğu ile batma hissi azalır. Ayrıca, göz ve çevresindeki dokuların yeniden dengelenmesi sayesinde yüz estetiğinde belirgin bir denge ve simetri elde edilir.
Orbita Dekompresyon Ameliyat Riskleri
Her cerrahi işlemde olduğu gibi orbita dekompresyon ameliyatında da bazı riskler mevcuttur. Bunlar arasında geçici veya kalıcı çift görme, göz kapağı pozisyon değişiklikleri, nadir de olsa enfeksiyon veya kanama sayılabilir. Hafif asimetri durumlarında ek düzeltme gerekebilir. Bu nedenle ameliyatın, deneyimli bir oküloplastik cerrah tarafından gerçekleştirilmesi büyük önem taşır.
Tiroid göz hastalığında cerrahi, acil durumlarda hemen gerekebilir. Bu durumlar arasında görme siniri basısı (optik nöropati),hızla artan göz çıkıklığı ve şiddetli kuruluk nedeniyle göz yüzeyinde aşınma veya delinme riski bulunur. Bunların dışında kalan hastalarda cerrahi, hastalığın en az 6 ay boyunca stabil kalmasının ardından planlanır. Ayrıca, cerrahi öncesinde TSH reseptör antikor düzeylerinin normale dönmesi ve sigaranın bırakılmış olması önemlidir.
Tiroid göz hastalığı sadece tıbbi değil, estetik olarak da rahatsız edici bir tablodur. Yorgun, şaşkın veya öfkeli bir ifade oluşturabilir.
Modern oküloplastik cerrahi ile hem fonksiyonel hem estetik açıdan doğal ve dinlenmiş bir görünüm elde edilir. Ameliyatlarda; göz çıkıklığı, kapak pozisyonu, büyümüş yağ dokuları ve gözyaşı bezi şekli düzeltilir.
Tiroid göz hastalığı ameliyatı fiyatları, hastalığın evresi, uygulanacak cerrahinin türü, tek veya çift taraflı olması ve cerrahın tecrübesine göre değişiklik gösterir. Her hasta için tedavi planı farklı olduğundan, net fiyat ancak muayene sonrasında belirlenebilir.