Prof. Dr. Altuğ ÇetinkayaMENÜRandevuRANDEVU

Blefarospazm (Göz Kapağında Kasılma)

Blefarospazm (Göz Kapağında Kasılma)

Göz Kapağında Kasılma Nedir?

Göz spazmı, tıbbi adıyla Blefarospazm, göz kapaklarının istemsiz ve tekrarlayıcı kasılması ile karakterize nörolojik bir hastalıktır.

Göz kapağımızı kapatan orbikularis okuli kası saç teli kadar ince olan çok sayıda kas lifinin çembersel biçimde birbiri üzerinde dizilmesi ile oluşmuştur. Bu kas yumağı kasılarak göz kırpma hareketini sağlar ve göz kapağımızı kapalı duruma getirir.

Bir benzeri dudaklarımızın etrafında da bulunan bu kas yapısındaki kusursuz düzen, biz bilinçsiz bir şekilde uyurken gözlerin kapalı kalmasını sağladığı gibi, gözümüze bir yabancı cisim kaçması olasılığında milisaniyeler içinde refleks olarak kapaklarımızı kapatabilmekte, eğer istersek en güçlü parmakların bile kapaklarımızı açamayacağı bir güçle kapaklarımızı kapalı tutabilmektedir.

Ayrıca bu kas yapısı tüm diğer kaslardan farklı olarak dakikada 12-15 kez kendiliğinden, yani bilinçdışı olarak kasılmakta ve göz için çok faydalı olan kırpma hareketini bizden bağımsız olarak yapmaktadır. Üstelik aynı kası kullanarak istersek bilinçli biçimde de göz kırpma hareketi yapabilmemize olanak sağlamaktadır.

Orbikularis kas liflerinin hem istemli ve hem de istemsiz olarak çalışabilmesine olanak sağlayan bu benzersiz düzen bazen bozulabilmekte ve göz kapağının bir kısmında ya da tamamında geçici ya da kalıcı kasılmalar ortaya çıkabilmektedir.

Orbikularis Okuli Kası

Göz Kapağında Kasılma Neden Olur?

Blefarospazm, göz çevresi kaslarını kontrol eden sinirsel mekanizmaların düzensiz çalışması sonucu gelişir. Sorun kasın kendisinde değil, kasın kontrol mekanizmasındadır.

Stres, yorgunluk, göz yüzeyi hastalıkları ve özellikle parlak ışık, spazmların şiddetini artırabilir.

Göz kapağı kasılmalarının farklı tipleri mevcuttur. Bu durumların her birinin altında farklı sebepler yatmaktadır.

Göze kaçmış bir yabancı cisimden ya da ışığa aşırı hassasiyete neden olan bir göz hastalığından kaynaklanabildiği gibi, incecik kas liflerinin aşırı yorulmasından da göz kapağı kasılmaları ortaya çıkabilmektedir.

Kalıcı ve şiddetli kasılmalar, beyin dalgalarının aşırı uyarılması ile ilgili olabildiği gibi, nadiren beyin içerisindeki bazı hastalıklardan, damar anomalilerinden ya da kitlelerden de kaynaklanabilmektedir.

Blefarospazm Ne Demektir?

‘Blefarospazm’ terimi blefaro (göz kapağı) ve spazm (kasılma) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur ve esasen tüm göz kapağı kasılmalarının ortak başlığıdır.

Esansiyel Blefarospazm Nedir?

‘Esansiyel’ terimi bilimde pek çok farklı anlamda kullanılmakla birlikte blefarospazm ile birlikte kullanıldığında ‘nedeni bilinmeyen’, ‘altta yatan bilinen bir hastalığa bağlı olmayan’ anlamlarına gelmektedir. Esasen bu terimin tamamı ‘Benign Esansiyel Blefarospazm’ şeklindedir; ‘benign’ terimi de ‘iyi huylu’ anlamındadır. Tarif edilen bu hastalıkta, yani göz kapaklarındaki şiddetli kasılmaların altında tümör, kanser, anevrizma gibi kötücül bir hastalık bulunmamaktadır. ‘Benign Esansiyel Blefarospazm’ hastalığı genellikle 50 yaş üzerinde ve altta yatan bir hastalık olmaksızın ortaya çıkan her iki kapaktaki şiddetli kasılmalarla seyreder. Yaklaşık 100binde 5 sıklıkta görülen bu hastalığa, kadınlarda erkeklerden iki kat daha sıklıkla rastlanmaktadır.

Hastalık bazen hafif kırpma artışları ile başlar ve kasılmalara ilerler, bazen de direk kasılmalar, atmalar ile ortaya çıkar. Göz etrafında başlayan bu kasılmalar zamanla yanağa, ağız çevresine ve nadiren boyun kaslarına doğru ilerleyebilmektedir. Gündüzleri değişken aralıklarla ortaya çıkan bu kasılmalar gece uykusunda ise tamamen kaybolurlar. Hastanın stres/kaygı durumuna göre kasılmaların sıklığı ve şiddeti değişkenlik gösterebilmektedir.

Bu hastalıktaki kasılmalar kesinlikle hastanın kontrolünde olmaksızın ortaya çıkmaktadır ve bu durum psikolojik bir bozukluk değildir. Uzun yıllardır bu hastalıkla ilgilenen bir hekim olarak, bu grup hastaların ortak özellik olarak evhamlı, titiz, sorunları görmezden gelemeyip onları biriktiren, naif yaradılışlı, çözümsüz durumlarda takılı kalan ve kendilerine pek çok şeyi dert edinen kişiliklere sahip olduklarını ve bu rahatsızlığa sahip hastaların etrafında çoğu zaman çok iyi kalpli ve onlara özveriyle sahip çıkan bir aile bireyi veya destek kişisi olduğunu söyleyebilirim.

Bu rahatsızlığın kaynağı ile ilgili pek çok teori ve bu teorileri açıklamaya yönelik bilimsel çalışmalar mevcuttur. Kişisel gözlemlerim ve çalışmalarım üzerine, bu teoriler arasında kanaatimce en akla yatkın olanı, beynimizde görsel iletileri okuyarak göze/yüze geri ileten ve istemsiz göz kırpmayı ve kapatmayı düzenleyen merkezi kontrol sistemindeki dengenin, hastanın genetik ve karakter özellikleri kaynaklı olarak yıllar içerisindeki aşırı yüklenme sonucunda bozulması teorisidir.

‘Esansiyel Blefarospazm’ tanısı klinik olarak konulan bir tanıdır, oldukça tipik bir kasılma paterni vardır ve bu duruma aşina olan bir oküloplastik cerrah veya nöroloji uzmanı tanıyı hızlıca koyabilecektir. Tanıyı koymak için gerekli olmasa da, ‘Benign’ ve ‘Esansiyel’ olarak isimlendirebilmek için Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme yöntemi ile beyinden kaynaklı bir rahatsızlık olmadığının değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Esansiyel Blefarospazm ve Kuru Göz İlişkisi

Hastalığın çok şiddetli olmadığı başlangıç dönemlerinde, gözlerdeki rahatsızlık hissi ve kırpma artışı, yanlışlıkla kuru göz hastalığı olarak tanı konulup tedavi edilebilmekte ve hastalığın teşhisi gecikebilmektedir. Hastaların büyük kısmında eşlik eden hafif veya şiddetli bir kuru göz durumu olsa da, bu durum hastalığın sebebi değildir. Kuru göz tedavisi ile bu hastalığı düzeltmek mümkün değildir. Ancak, her blefarospazm hastasında mutlaka detaylı bir göz muayenesi yapılması ve mevcutsa kuru gözün veya fotofobiye neden olabilecek alerji gibi, yüzey problemleri gibi hastalıkların tedavi edilmesi şarttır. Bu tedaviler hastalığın seyrinde önemli destek tedaviler arasındadır.

Benign Esansiyel Blefarospazm Nasıl Tedavi Edildir?

‘Benign Esansiyel Blefarospazm’ kronik (kalıcı) ve progresif (ilerleyici) bir rahatsızlıktır. Kendiliğinden düzelmesi ya da uygulanacak tek bir tedavi ile yok edilmesi, ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Botulinum toksini (botox) tedavisi 1960’lı yıllarda, Göz Hastalıkları Uzmanı ve Oküloplastik Cerrah Dr. Alan Scott tarafından 10 yıllık bir çalışmanın sonucu olarak bu tip kasılmaların tedavisi için geliştirilmiş bir tedavidir.

Tedavi edilmediğinde, hastanın gözlerini açamadığı için, günlük işlevlerini bile yapamaz hale geldiği, araç sürmekte, yolda yürümekte zorlandığı ‘fonksiyonel körlük’ olarak tanımlanan bu durumun tedavisinde çığır açan ve 50 yılı aşkın bir süredir güvenli biçimde uygulanmakta olan botox tedavisi, ortalama 3 ay boyunca kasılmaları durdurmakta ve bu süreçte hastaların normal bir yaşantı sürmesini sağlayabilmektedir.

Tedavide önemli bir yöntem de göz kapağını kapatan orbikularis okuli kasının bir kısmının ya da tamamının çıkartıldığı myektomi ameliyatlarıdır. Beni yetiştiren Dr. Robert Kersten dahil pek çok oküloplastik cerrahın hocası Dr. Richard Anderson tarafından geliştirilmiş olan ve günümüzde değişik modifikasyonlarını kullandığımız bu cerrahide amaç, kasılmaların yaşandığı orbikularis kasını uzaklaştırarak hastanın gündelik hayatını zorlanmadan idame ettirmesini sağlamaktır. Bu ameliyat sonrası daha az sıklıkla uygulanan az miktardaki botulinum toksini uygulamaları halen gerekli olabilmektedir.

Son yıllarda üzerinde çalışılmakta olan bir konu, görsel uyarıları düzenlemek amacıyla kişinin hassas olduğu dalga boyunu engelleyen filtreli camlar kullanarak kasılmaların şiddetini azaltmak üzerinedir. Bazı hastalarda umut verici sonuç elde edilse de tüm hastalarda etkin şekilde hastalığı azaltan bir cam/filtre tipi henüz bulunamamıştır, bu konuda çalışmalar devam etmektedir.

Hemifasiyel Spazm Nedir?

Hemifasiyel spazm, yarı-yüz kasılması anlamına gelmektedir. Bu rahatsızlığın sebebi, yüz kaslarını hareket ettiren fasiyel sinirin tek taraflı olarak etkilenmiş olmasıdır. Rahatsızlık başlangıçta gelip geçici kasılmalarla seyrederken, zaman içerisinde sürekli bir hale gelebilmektedir. Stres ve yorgunluk kasılmaların şiddetini artırmaktadır. Kasılmalar ağrısızdır ve hastanın kontrolünün dışındadır. Genelde kırklı yaşlarda başlayan bu rahatsızlık kadınlarda daha sık görülür.

Kasılmalar genellikle göz etrafından başlar, erken evrede göz seğirmesi şeklinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle uzun süre düzelmeyen göz seğirmeleri, olası bir hemifasiyel spazm başlangıcı olarak takip edilmelidir. Kuvvetli göz kırpması şeklinde başlayan hastalıkta, bir zaman sonra aşağı taraftaki diğer kaslar da etkilenir ve burun köşesi, ağız çevresinde kasılmalar izlenir. Bazı hastalarda hem göz hem de yüz kasılmaları aynı anda başlar ve gittikçe şiddetlenir.

Blefarospazmın aksine, bu hastalıktaki kasılmalar gece uykusunda da devam etmektedir. Oldukça tipik bir kasılma görünümü olan bu hastalığın tanısı, tecrübeli bir hekimin yapacağı klinik muayene ile konulmaktadır.

Hemifasiyel spazm hastalarının yaklaşık %60’ında altta yatan problem, yüz kaslarını hareket ettiren fasiyel sinirin beyin içerisindeki seyri esnasında bir damara ya da damar baloncuğuna yakın seyretmesidir. Çok nadiren beyindeki bir kitleden ya da travmaya bağlı sinir hasarından da kaynaklı olabilmektedir. Bu nedenle hemifasiyel spazm hastalarında mutlaka beyin MR görüntüleme istemek gerekmektedir, ancak görüntülemede hiçbir problem saptanmaması sık karşılaşılan bir durumdur.

Hemifasiyel Spazm Tedavisi

Hemifasiyel spazmın tedavisi alternatifleri arasında botulinum toksini tedavisi ve beyin cerrahları tarafından yapılabilen ayraç konulma ameliyatı mevcuttur.

Ağızdan verilen karbamazepin, klonazepam ve baklofen gibi beyin sinyallerini azaltan/yavaşlatan nörolojik ilaçlar diğer tedavilere kısıtlı bir katkı sağlayabilmekte ancak yan etkileri ve kısıtlı katkıları nedeniyle pek tercih edilmemektedirler.

Beyin cerrahisi ameliyatı temelde kulak arkasından küçük bir kesi ile girilerek, fasiyel sinire bası yapan damarın bulunması ve bası olan bölgede bu iki yapı arasına Teflon bir plakanın yerleştirilmesi esasına dayanmaktadır.

Günümüzde hemifasiyel spazm hastalığında tercih edilen tedavi yöntemi 50 yıldan fazladır bu hastalığın tedavisinde güvenle kullanılan botulinum toksini tedavisidir. Botoksun bu hastalıktaki etkisi ortalama 6 aydır, yani blefarospazm hastalığındaki etkiniliğinden daha uzundur.

Blefarospazm Sık Sorulan Sorular

Blefarospazm Tanı Süreci Nasıl Seyreder?

Blefarospazm geniş bir klinik spektrumdur. En sık görülen formu benign esansiyel blefarospazmdur.Tanı çoğunlukla klinik muayene ile konulur.

Ancak pratikte hastalar sıklıkla ve hatalı olarak:

  • Şiddetli kuru göz
  • Psikiyatrik durumlar

gibi farklı tanılarla uzun süre takip edilebilmektedir.

Nadiren altta yatan:

  • Beyin içi kitle
  • Damar-sinir ilişkili anomaliler

bulunabileceği için, gerekli durumlarda görüntüleme yöntemleri ile diğer nedenlerin dışlanması önemlidir.

Göz Kapağında Kasılma Kimlerde Görülür?

Blefarospazm (göz kapağında kasılma) genellikle 50–70 yaş aralığında başlayan bir durumdur ve kadınlarda daha sık görülür. Bununla birlikte her yaş grubunda ortaya çıkabilme ihtimali vardır. Klinik gözlemlere göre hastaların bir kısmında stres ve içsel gerilimle ilişkili tetiklenmeler görülebilir, ancak bu durum psikiyatrik bir hastalık değildir.

Blefarospazm Hastalığı Nasıl Seyreder?

Blefarospazm genellikle kronik ve zaman içinde seyri değişebilen bir hastalıktır. Kendiliğinden tamamen ortadan kalkması beklenmez ve çoğu hastada dönem dönem şiddetlenme ya da hafifleme şeklinde ilerler. Zamanla kasılmaların sıklığında ve şiddetinde artış eğilimi görülebilir.

Göz Kapağında Kasılma Nasıl Geçer?

Göz kapağında kasılmalar, çoğu zaman nörolojik bir hastalığa bağlı değilse; yeterli istirahat, düzenli ve dengeli beslenme ile stresin azaltılması sonucunda kendiliğinden düzelebilir. Özellikle yoğun stres, uykusuzluk ve göz yorgunluğu bu durumu tetiklediği için yaşam tarzının düzenlenmesi büyük önem taşır.

Ancak altta yatan farklı bir hastalık veya uzun süredir devam eden kalıcı kasılmalar söz konusuysa, en sık ve etkili tedavi yöntemi botulinum toksini (botoks) uygulamasıdır. Nadiren, özellikle dirençli ve ileri vakalarda cerrahi tedavi seçenekleri de değerlendirilebilir.

Blefarospazm Tedavisinde Botoks

Göz kapağı kasılmastında botoks tedavisi (Botulinum toksin) göz çevresi kaslarına uygulandığında kaslara giden aşırı sinyali geçici olarak azaltır.

Bu sayede:

  • İstemsiz kasılmalar belirgin şekilde azalır
  • Göz kapakları daha rahat açılır
  • Hasta günlük yaşamına daha konforlu şekilde devam eder.

Botoks tedavisi, blefarospazm yönetiminde en etkili ve güvenilir yöntemlerden biridir. Doğru hasta seçimi ve uygun teknikle yapılan uygulamalar sayesinde hem fonksiyonel iyileşme sağlanır hem de hastanın yaşam kalitesinde belirgin bir artış görülür. Bu tedavi yalnızca kasları geçici olarak gevşetmeyi hedeflemez; aynı zamanda hastanın göz kapakları üzerindeki kontrolünü yeniden kazanmasına yardımcı olur.

Bununla birlikte, her hasta için tek seçenek botoks değildir. Uygun vakalarda, bu alanda deneyimli oküloplastik cerrahlar tarafından değerlendirildiğinde cerrahi alternatifler de gündeme gelebilir. Bu nedenle tedavi süreci mutlaka kişiye özel planlanmalıdır.

Blefarospazmda Botoks Uygulaması Nasıl Yapılır?

Blefarospazm için botoks tedavisi, klinik ortamda gerçekleştirilen kısa süreli enjeksiyonlardan oluşur ve genellikle oldukça pratik bir uygulamadır. İşlem süresi ortalama 5–10 dakika sürer ve çoğu hastada anesteziye ihtiyaç duyulmaz. Uygulama sonrasında kişi günlük yaşamına hemen dönebilir, bu da tedaviyi konforlu ve tercih edilebilir hale getirir.

Ancak burada en önemli nokta, botoksun uygulama şekli ve dozunun her hastada aynı olmamasıdır. Kasılmaların şiddeti, yaygınlığı ve tipi değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılması gerekir. Bu nedenle blefarospazm tedavisi, kozmetik amaçlı botoks uygulamalarından tamamen farklıdır ve mutlaka bu alanda deneyimli hekimler tarafından uygulanmalıdır.

Blefarospazmada Botoks Etki Süresi Ne Kadardır?

Botoks tedavisinin etkisi genellikle ortalama 3 ay sürer. Ancak bu süre her hastada aynı değildir; uygulamadan uygulamaya değişebilir ve genellikle 2 ila 4 ay arasında farklılık gösterebilir. Kişinin kas yapısı, metabolizması ve tedaviye verdiği yanıt bu sürede belirleyici rol oynar.

Ayrıca mevsimsel değişiklikler ve psikolojik faktörler de botoksun etki süresini etkileyebilir. Düzenli aralıklarla yapılan uygulamalar ise zamanla daha stabil ve öngörülebilir bir kontrol sağlar, böylece şikayetlerin yönetimi daha başarılı hale gelir.

Blefarospazm Botoks Tedavisinin Yan Etkileri Ver mıdır?

Uygun teknik ve doğru anatomik planlama ile riskler oldukça düşüktür. Nadir görülebilecek durumlar:

  • Geçici göz kapağı düşüklüğü
  • Hafif asimetri
  • Göz kuruluğu veya sulanma
  • Geçici morluk veya hassasiyet

Komplikasyonların büyük kısmı teknik değil, anatomik planlama ile ilişkilidir.

Blefarospazm Tedavi Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?

Göz kapağında kasılma tedavisi, altta yatan probleme bağlı olarak değişmektedir. Öncelikle kasılmalara neden olan bir göz rahatsızlığı olup olmadığı detaylıca değerlendirilmeli ve varsa hemen tedavi edilmelidir.

Stresin azaltılması, düzenli uyku, yeterli sıvı alımı ve dengeli beslenmenin yanı sıra, kasılmalar esansiyel blefarospazm veya hemifasiyel spazm şeklinde ise en yaygın ve etkin tedavi yöntemi botulinum toksini enjeksiyonlarıdır. Bazı durumlarda cerrahi tedavi alternatifleri de mevcuttur. Bu alternatiflerin avantaj ve dezavantajlarını doktorunuzla konuşunuz.

Blefarospazm Ek Tedavi Yaklaşımları Nelerdir?

Blefarospazm hastalarının önemli bir kısmında:

  • Kuru göz
  • Fotofobi (ışığa hassasiyet)

eşlik eder.

Bu nedenle:

  • Kuru göz tedavisinin düzenlenmesi
  • Güneş gözlüğü ve filtreli lens kullanımı
  • Yaşam tarzı düzenlemeleri

tedavi başarısını artırır.

Bazı hastalarda:

  • Dokunma (sensory trick)
  • Şarkı söyleme, ıslık çalma

gibi aktiviteler spazmları geçici olarak azaltabilir.

Blefarospazm Tedavisinde Cerrahi Alternatif Var mıdır?

Seçilmiş hastalarda cerrahi tedavi seçenekleri mevcuttur. Orbicularis oculi kasının üst kapakta tamamının çıkarılmasına yönelik ileri teknik cerrahiler, uygun hastalarda belirgin rahatlama sağlayabilir.

Gerektiğinde bu işlemlere: Levator kasına yönelik destekleyici girişimler eklenebilir.

Önemli uyarı: Blefaroplasti (üst kapak estetiği),bu hastalığın tedavisi değildir, aksine spazmları artırabilir.

Göz Kapağı Kasılması İçin Hangi Doktora Gitmeliyim?

Göz kapağı kasılmaları adı üzerinde gözü ilgilendirdiği ve bazen de gözün rahatsızlıklarından kaynaklanabildiği için öncelikle detaylı bir göz muayenesi şarttır.

Oküloplastik cerrahi ve/veya nöro-oftalomoloji konularında uzmanlaşmış göz hekimleri ya da nöro-oftalmoloji eğitimi bulunan nöroloji uzmanları bu hastalıklar konusunda klinik muayene ile tanı koyabilecek ve tedaviyi planlayabilecek bilgiye sahiptirler. Bu hastalıklarda uygulanan botulinum toksin uygulama teknikleri, kozmetik amaçlı uygulamalardan oldukça farklıdır, bu açıdan hekim seçiminde dikkatli davranmak gerekmektedir.

Göz kapağı kasılmaları konusunda Prof. Dr. Altuğ Çetinkaya’nın bilimsel çalışmaları:

Uluslararası dergilerde basılmış bilimsel makaleler:

  • Çetinkaya A, Brannan PA. What is new in the era of focal dystonia treatment? Botulinum injections and more. Curr Opinion Ophthalmol 2007; 18:424-429.
  • Ababneh OH, Cetinkaya A, Kulwin DR. Long-term efficacy and safety of botulinum toxin a injections to treat blepharospasm and hemifacial spasm. Clin Experiment Ophthalmol 2014; 42:254-61.

Uluslararası Kongre Konuşmaları:

  • Cetinkaya A, Kulwin DR. Twenty years of botulinum toxin on the face. AAO 2008, November 8-11, Atlanta, USA.
  • Cetinkaya A, Ababneh O, Brannan PA, Kulwin DR. Botulinum toxin-A for the treatment of focal dystonias in an oculoplastic clinic: an average of 15 years follow-up. ESOPRS 2008, June 13-14, Lucerne, Switzerland.
  • Cetinkaya A, Ababneh O, Brannan PA, Kulwin DR. Safety and efficacy of botulinum toxin type-a injections after an average of 14 years. American Academy of Ophthalmology-Turkish American Ophthalmology Society Meeting 2007, November 10-13, New Orleans, USA.
  • Cetinkaya A, Ababneh O, Brannan PA, Kulwin DR. Long-term efficacy and safety of botulinum toxin injections. ARVO 2007, May 6-10, Fort Lauderdale, USA.

Ulusal Kongre Konuşmaları:

  • Çetinkaya A, Ababneh OH, Kulwin DR. Benign esansiyel blefarospazm ve hemifasiyel spazm tedavisinde botulinum toksini uygulamasının uzun dönem etkinliği ve güvenirliğinin değerlendirilmesi. TOD 46. Ulusal Kongresi, 2012, 17-21 Ekim, Antalya.
Güncelleme Tarihi: 03.05.2026
Prof. Dr. Altuğ Çetinkaya
Editör
Prof. Dr. Altuğ Çetinkaya
Göz Hastalıkları Uzmanı ve Oküloplastik Cerrahi
Kliniğimiz, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş olup Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi’ne sahiptir. Bu kapsamda hasta kabul ve hizmet süreçlerimiz; yürürlükteki mevzuata tam uyum, etik kurallar ve tıbbi güvenlik standartları esas alınarak titizlikle yürütülmektedir. Amacımız, her hastamıza uluslararası normlara uygun, güvenli ve nitelikli bir sağlık hizmeti sunmaktır.

Paylaştığımız tüm görseller ve videolar, ilgili kişilerden yazılı onam alınarak kullanılmıştır ve bilgilendirme amacı taşımaktadır; reklam niteliği içermez. Tanı ve tedaviye yönelik kararlar için mutlaka hekiminizle birebir görüşmeniz gerekmektedir. Ayrıca her cerrahi veya girişimsel işlemin sonucu kişisel farklılıklara bağlı olarak değişebileceğinden, işlem öncesinde doktorunuzdan detaylı bilgi almanız önemle önerilir.
Prof. Dr. Altuğ ÇetinkayaProf. Dr. Altuğ ÇetinkayaGöz Hastalıkları Uzmanı
+90530 279 0315
+90530 279 0315